Türkçe Türkçe
1.  al(mak). almak; götürmek; kiralamak; tutmak; kazanmak; almak; (sinav) girmek; (fotografini) çekmek; kabullenmek, üstlenmek, almak; gerektirmek, istemek; (içine) almak, tasimak; yapmak, almak; dayanmak, tahammül etmek;. almak. v.al:n.alıntı. almak. v.al:n.alıntı. almak. tutma, tutuş, tutulan balık miktarı, avalanan hayvan miktarı, alıntı, hasat, pay, tepki, reaksiyon, kabul etme (vücut), alınan taş. almak, götürmek, tahammül etmek, tutmak, icap etmek, ele geçirmek, elde etmek, yakalamak, çıkarmak, karşılamak, atlatmak, etmek, hissetmek, yanmak, kazanmak, yapmak, ölçmek, kabul etmek, sanmak, çekmek, katlanmak, dayanmak, kaplamak, gerektirmek, tedavi etmek, etkili olmak, kabul edilmek, oltaya vurmak, tutuşmak
2.  ölçmek
3.  alınan taş
4.  avalanan hayvan miktarı
5.  gerektirmek
6.  kabul etme (vücut)
7.  oltaya vurmak
8.  tutulan balık miktarı
9.  tutuş
10.  tahammül etmek
11.  icap etmek
12.  kabul edilmek
13.  ele geçirmek
14.  etkili olmak
15.  elde etmek
16.  hasat
17.  tedavi etmek
18.  içine sığmak
19.  ile gitmek
20.  gibi anlamak
21.  alıntı
22.  alış
23.  binmek
24.  çekmek
25.  çıkarmak
26.  çıkartmak
27.  daraltmak
28.  dinlemek
29.  duymak
30.  ele almak
31.  faydalanmak
32.  hissetmek
33.  kiralamak
34.  tepki
35.  tutmak
36.  tutuşmak
37.  yutturmak
38.  çalmak
39.  çatmak
40.  dayanmak
41.  etmek
42.  fethetmek
43.  gerekmek
44.  gezmek
45.  indirmek
46.  istemek
47.  kabul etmek
48.  kaldırmak
49.  kandırmak
50.  kaplamak
51.  kapsamak
52.  kapmak
53.  karışmak
54.  karşılamak
55.  kavramak
56.  kavrama
57.  katlanmak
58.  kenetlenmek
59.  kazanmak
60.  kaydetmek
61.  koparmak
62.  kullanmak
63.  olmak
64.  pay
65.  sanmak
66.  reaksiyon
67.  seçmek
68.  saymak
69.  çekim
70.  başlamak
71.  tutma
72.  uğramak
73.  aşırmak
74.  acıya dayanmak
75.  acıya katlanmak
76.  atlatmak
77.  anlamak
78.  alışmak
79.  yakalamak
80.  alma
81.  almak
82.  yanmak
83.  yapmak
84.  alçaltmak
85.  yazmak
86.  ahzetmek
87.  al alıntı
İngilizce İngilizce
1.  act of taking; something taken; amount taken or collected at one time; income, proceeds, profits (Informal); movie scene filmed without interruption; sound recording made in one session; successful inoculation. get into one's possession; seize, capture, possess; grasp with the hands; contract, be affected with; carry away; captivate, charm; subtract, minus; do; occupy; ingest; ride; accept; feel; study; write down; endure; convey, transport; be effective. Next >>
2.  act of taking; something taken; amount taken or collected at one time; income, proceeds, profits (Informal); movie scene filmed without interruption; sound recording made in one session; successful inoculation. get into one's possession; seize, capture, possess; grasp with the hands; contract, be affected with; carry away; captivate, charm; subtract, minus; do; occupy; ingest; ride; accept; feel; study; write down; endure; convey, transport; be effective. Next >>
3.  taken
4.  kep
İngilizce Benzer Kelimeler
* be on the take
* be slow to take offense
* be unable to take
* can i take a message?
* can i take lessons
* can i take photos
* can i take your name please
* can i walk or should i take a taxi
* can take criticism
* can we take a guided tour
* can't take a joke
* can't take his eyes off
* can't take it anymore
* cloth take up machine
* could not take his eyes off




En Son Bakılan Kelimeler
* - take - itiraz - fuller - adshel - cheers! - hiked - askılık - cognitive component - kolaj tel - kapasite köprüsü - paper - airplane engine - dekatir bezi - gözlerini kaçırmak - bölü işaretli kesir

Türkiye'de saat : Sunday, 05 July 2009 03:23:30