1. s, metin, dayanıklı; sağlamlık; varlıklı, zengin; gerçek değer; kıymetli, değerli; ehemmiyetli, önemli; hakiki; cisimsel, özlü; ; hakiki mevcudiyet, aslında, substantiality, substantiallyesasen, substantialness gerçek varlık, gerçek
2. büyük oranda
3. ciddi anlamda
4. çok
5. esasen
6. gerçekte
7. oldukça
8. esasa ilişkin
9. esas olarak
10. aslında
İngilizce
1. adin a substantial manner, considerably, significantly. substantiallysub*stantial*ly, adv. in a substantial manner; in substance; essentially. in him all his father shone, substantially expressed. the laws of this religion would make men, if they would truly observe them, substantially religious toward god, chastle, and temperate.substantially adv