Türkçe | | 1. bu yüzden. öylesine, öyle, o kadar; bu kadar; o kadar (çok), o derece, öyle, çok; (o) kadar; bu sekilde, böyle, su sekilde, söyle; öyle; de, da; gerçekten de, hakikaten; bu yüzden, bu nedenle, onun için; -mesi için, -sin diye, ... amaciyla; demek (ki); dogru, öyle. bundan dolayı,conn.bu yüzden:adj.çok:adv.bu yüzden. bundan dolayı. böylelikle. bundan dolayi. sol. ado kadar, pek, öyleki, çok, kadar, böyle, öyle, şöyle, de, da, aynen, böylece, demek, demek ki. için, diye, yani, bu yüzden, ması için. öyle mi | | 2. şöyle | | 3. şöylece | | 4. bu takdirde | | 5. zbekçe | | 6. bu yüzden | | 7. böylece | | 8. imdi | | 9. da, de | | 10. de, da | | 11. onun sonucunda | | 12. çok | | 13. aynen | | 14. bu kadar | | 15. bu nedenle | | 16. bundan dolayı | | 17. bunun üzerine | | 18. dolayısıyla | | 19. için | | 20. sanki | | 21. kafi | | 22. güya | | 23. kadar | | 24. onun için | | 25. o kadar | | 26. o yüzden | | 27. pek | | 28. denli | | 29. demek | | 30. de | | 31. demek ki | | 32. ondan dolayı | | 33. da | | 34. sol notası | | 35. şu kadar | | 36. bunun sonucunda | | 37. ve | | 38. yeter |
| İngilizce | | 1. large orchestra that performs symphonic compositions (made up of string, woodwind, brass, and percussion sections). true, accurate, factual. adin this way; to such an extent; to what extent; therefore; very much. conj. in order that. prothus; close to, approximately. well (used to express surprise, amazement, indifference, inquiry, etc.). soso , adv. [oe. so, sa, swa, as. swā; akin to ofries, sā, s , d. zoo, os. & ohg. s , g. so, icel. svā, sv , svo, so, sw. s , dan. saa, goth. swa so, sw as; cf. l. suus one's own, skr. sva one's own, one's self. ?192. cf. as, custom, ethic, idiom, such.] | | 2. swa | | 3. that's it | | 4. this much | | 5. this way |
|
|