Türkçe |
1. değiş menzil 2. yetenekli 3. yayılma alanı 4. yayılmak 5. alan 6. ara 7. aralık 8. uzanmak 9. ayarlamak 10. tabii mera 11. sürtmek 12. bulunmak 13. sıralamak 14. sıra dizi 15. sıra 16. sınıf 17. sınır 18. çeşit 19. çeşitlilik 20. seri 21. saha 22. dağ silsilesi 23. dağılmak 24. dizi 25. mesafe 26. poligon 27. otlatmak 28. ocak 29. olmak 30. otlak 31. kuzine 32. katılmak 33. hare 34. gezinmek 35. gezmek 36. düzen 37. dolaşmak 38. dizilmek 39. erim 40. yayılım alanı 41. yayılma aralığı 42. uzaklık 43. sıralı olmak 44. sınıflandırmak 45. silsile 46. seviye 47. mera 48. menzil 49. hareket sığası 50. dizmek 51. dağılım 52. açık alan 53. atış uzaklığı 54. dağılım aralığı 55. istatistik dağılım 56. dağılım genişliği 57. değişebilme alanı 58. erim menzil 59. değer kümesi 60. turlamak 61. menzilini bulmak 62. kuzina 63. aralığı 64. atım 65. doğrultmak 66. sıralanmak 67. akıp gitmek 68. erişmek 69. nişan almak 70. kapsam 71. boyunca gitmek 72. atış alanı 73. tarafına çevirmek 74. sıra halinde olmak 75. seyir sığası 76. gidim 77. erimi olmak 78. bölgede yaşamak 79. düzeltmek 80. erim. aralık. sira, dizi; silsile, sira; atis uzakligi, erim, menzil; el, göz ya da ses erimi; alan, saha, meydan; atis alani, poligon; otlak; takim, set; tür, sinif, cins; anlayis gücü, kavrama; mutfak ocagi; derece, hiz, vb. farki; dagilim; (daglar) sira olusturmak,. aralık,v.değiş:n.menzil. v.değiş:n.menzil. mesafe,menzil,ulaşma uzaklığı,aralık,kademe. alan, bölge. mesafe, dizi, sıra. v.değiş:n.menzil. deger kumesi, erim. Saha, alan. sıra, dizi, silsile, atış alanı, erim, menzil, alan, saha, otlak, açık alan, ocak, kuzine, çeşit, çeşitlilik. dizmek, sıralamak, sıralanmak, sıralı olmak, sıra halinde olmak, dolaşmak, gezmek, turlamak, sürtmek, uzanmak, boyunca gitmek, akıp gitmek, tarafına çevirmek, doğrultmak, nişan almak, erimi olmak, erişmek, katılmak, bölgede yaşamak. atış yeri:hedeflere atış için tatbiki eğitim yapılacak şekilde teçhiz edilmiş, saha bu anlamda (target range) de denir
| English Translation |
1. scope 2. ranges 3. mountain chain; meadow, pasture; scope, extent; shooting gallery; field, domain; assortment; kitchen stove, cooking stove, kitchen appliance used to cook food; (Music) distance of a musical instrument from the lowest to the highest pitch it can make music. determine the range of a target; extend, stretch; vary, fluctuate within certain boundaries. rangerange, v
|
|