| 1. Basmak, Basım. basmak. basın. sikistirma, baski, tazyik; (el) sikma; sikma makinesi, pres, cendere, makine; is çoklugu, is sikisikligi; ütü yapma, ütüleme; basi; basin mensuplari, gazeteciler; basimevi, matbaa; baski, basim; baski makinesi, matbaa makinesi, bastirmak, basmak; sikistir. v.bas:n.basın,v.bastır:n.basın. pres; sıkmak; ütülemek. v.bas:n.basın. pres. bastırmak, sıkıştırmak. v.bastir:n.basin. basın, basın mensupları, baskı, sıkacak, pres, cendere, mengene, matbaa makinesi, pres ütü, sıkışıklık, acele, kalabalık, izdiham, zorla askere alma. baskı yapmak, sıkıştırmak, sıkmak, basmak, sıkmak (limon vb.), topluca ilerlemek, zorlamak, ütülemek, preslemek, acil olmak |