1. çukur. çukur. çukur, oyuk; maden ocagi; (araba yarisinda) süper hizla tamirat yeri; hastalik lekesi; (tiyatro) parter; meyve çekirdegi, (meyvenin) çekirdegini ayiklamak; (çiçek hastaligi) çopur birakmak; asindirmak, yemek. maden ocağı, kuyu. çukur,v.çukura yerleştir:n.çukur. çukur. oyuk. çukur
2. çopur
3. çopur bırakmak
4. çukur yapmak
5. çukura koymak
6. iz bırakmak (ciltte)
7. meyve çekirdeği
8. oyuk
9. oyuk oyuk olmak
10. parter
11. ukurcuk
12. maden ocağı
13. orkestra yeri
14. çukurlaşmak
15. hendek
16. lağım
17. tohum
18. çukura yerleştirmek
19. çukur
20. cehennem
21. çekirdeğini çıkarmak
22. çukurlaştırmak
23. maden kuyusu
24. mağara
25. temel çukuru
26. çekirdek
27. kuyu
28. krank çukuru
29. ocak
30. aşındırmak
31. yemek
İngilizce
1. hole; mine; trap; ring where animal fights take place; depression; section of the stock market where a particular type of commodity is traded. stone, kernel, seed. scar, cause a permanent marking; put in opposition, set one against another. remove a seed, remove the large kernel from a fruit. pitpit, v. t. [imp. & p. p. pitted ; p. pr. & vb. n. pitting.]