| 1. konumunda tut(mak). almak, saklamak, -de kalmak, bulundurmak; korumak, elde tutmak, saklamak, bulundurmak; (belli bir durumda) kalmak, tutmak; devam etmek, sürdürmek; korumak, bakmak; alikoymak, geciktirmek, engellemek; yerine getirmek, tutmak, geçim, yiyecek, yemek, bogaz;. v.h_v.konumunda tut+e.elde tut:n.erzak. v.h_v.konumunda tut+e.elde tut:n.erzak. korumak, muhafaza etmek. iç kale, kale, geçim, yiyecek, bakım, himaye. tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak, temelli almak, sürdürmek, devam ettirmek, alıkoymak, bakmak, gözkulak olmak, işletmek, uymak, kalmak, durmak, kutlamak |