Türkçe Türkçe
1.  Eklem. birleşik. fuga, derz. eklem, mafsal; ek yeri, bitisme yeri; et parçasi; bogum, dügüm; geçme, bindirme, ekleme; ucuz, adi eglence yeri, batakhane; esrarli sigara, sarikiz, iki ya da daha fazla kisi tarafindan paylasilan, müsterek, ortak, birlesik,bitistirmek, eklemek; (et) ekle. karma, ortak. bağlantı,v.birleştir:n.birleşme yeri. bağlantı. bağlantı. mafsal. ortak. Eklem, oynak, mafsal, articulatio. birleşme yeri, esrar, ek yeri, eklem, ot, mafsal, batakhane, esrarlı sigara. birleştirmek, bitiştirmek, eklemek. müşterek, ortaklaşa, birlikte, ortak, birleşik, birleşmiş. müşterek:müşterek kullanılan malzeme terimlerinden birine ön takı olarak alındığı zaman, bu terime ait tarif kara, deniz, hava kuvvetleri ve deniz piyade sınıfına ait miktarlar toplamını içine alacak genişlikte bir ifade kazanır
2.  derz
3.  Armuz
4.  dört kağıtlı
5.  ek yeri
6.  esrarlı sigara
7.  hizmetçi baldırı
8.  müşterek
9.  sipsi majör
10.  tek kağıtlı
11.  birleşme yeri
12.  bitiştirmek
13.  kolektif
14.  birleşik
15.  batakhane
16.  bitişmiş
17.  fisur
18.  ekyeri
19.  tespit yeri
20.  boğum
21.  conta
22.  düğüm
23.  dükkan
24.  eklem
25.  lokanta
26.  mağaza
27.  mafsal
28.  meyhane
29.  sigaralık
30.  ucuz lokanta
31.  ortak
32.  bağlantı
33.  bindirme
34.  birleşmiş
35.  birleştirmek
36.  bitişme yeri
37.  birlikte
38.  oynak
39.  tekke
40.  raptetmek
41.  ot
42.  ortaklaşa
43.  müttefik
44.  müştereken
45.  geçme
46.  esrar
47.  eklemek
48.  ekleme
49.  gece kulübü
50.  salmastra
51.  oluk
52.  menteşe
53.  ek
54.  oynak yeri
55.  fuga
56.  bar
57.  artikülasyon
58.  yiv
İngilizce İngilizce
1.  American Jewish Joint Distribution Committee, charitable Jewish American organization whose purpose is to aid Jews in distress overseas. connection; point of connection; large section of meat; marijuana cigarette (Slang); shabby bar or nightclub (Slang); establishment (Slang); part of a stem from which a leaf or branch grows; connection between two bones (Anatomy). connect at a joint; be connected at a joint; create with joints; cut at a joint (as of meat). shared, common, mutual, collective. jointjoint , a. [f., p. p. of joindre. see: join.]
2.  conjoint
3.  have in common
4.  american jewish joint distribution committee
5.  collaborative
İngilizce Benzer Kelimeler
* a mcintire joint
* american jewish joint distribution committee
* ankle joint
* articulated joint
* artificial joint
* asbestos joint
* asphalt joint filler
* ball and socket joint
* ball joint
* ball-and-socket joint
* bayonet joint
* bed joint
* bell and spigot joint
* bituminous joint filler
* blow this joint




En Son Bakılan Kelimeler
* - joint - gezinti yeri - 120 babes sexso - iki değerlikli bakırla ilgili - army worm - intensive verb - ulent - american express - dwarf sperm whale - eskalasyon - emeğin marjinal verimliliği - kabina-koymak - figure of merit - dantesque - aerolit

Türkiye'de saat : Sunday, 05 July 2009 11:23:53