Türkçe Türkçe
1.  stajini yapan tip ögrencisi. enterne etmek, gözaltina almak,stajyer; stajyer doktor. stajını yapan tıp öğrencisi. stajını yapan tıp öğrencisi. Hastanede yatıp kalkan doktor veya operatör. asistan, gözaltı, stajyer doktor, stajyer, gözaltına alınan kimse. gözaltına almak, hapsetmek, kapatmak, staj yapmak. enterne etmek:bir memlekette alıkoymak, belirli bir yerde ikamete mecbur etmek. harp halindeki bir millet, harp başladığı zaman, o memlekette bulunan veya harp esnasında ele geçirilen düşman memleketlere mensup yabancıları, harp esirlerini, askeri şahısları ve gemileri enterne eder. tarafsız bir memleket de, kendisine sığınan muharip bir memlekete mensup harp esirlerini, askeri şahısları ve gemileri enterne eder
2.  staj yapmak
3.  stajyer
4.  stajyer doktor
5.  gözaltına alınan kimse
6.  hapsetmek
7.  asistan
8.  stajyeri
9.  kalebent etmek
10.  enterne edilmek
11.  kapatmak
12.  enterne etmek
13.  alıkoymak
İngilizce İngilizce
1.  advanced medical student working as an apprentice in a hospital; one who is involved in a specialized training program which gives hands-on experience. be an intern, work as an intern (especially in the medical profession); limit movement; confine, restrict, detain. internin*tern , a. [l. internus: cf. f. interne. see: internal.] internal. [obs.]intern in*tern, v. t. [f. interne. see: intern, a.] to put for safe keeping in the interior of a place or country; to confine to one locality; as, to intern troops which have fled for refuge to a neutral country.intern an advanced student or graduate in medicine gaining supervised practical experience (`houseman' is a british term) [syn: interne, houseman, medical intern] work as an intern
2.  intern
İngilizce Benzer Kelimeler
* field intern
* intern(al)
* interna
* internal
* internal action
* internal administration
* internal affair
* internal affairs
* internal angle
* internal angles
* internal audit
* internal auditor
* internal auditory artery
* internal auditory meatus
* internal auditory vein




En Son Bakılan Kelimeler
* - intern - yaşına girmek - abased himself - entail - photoelectric cell - cod-fish - serving - nawal - fitness - sokak çöpçüsü - vulnerable - iglesias - smeyl - kırım kuzu yünü - badajoz talavera la real

Türkiye'de saat : Friday, 10 July 2009 01:08:56