| 1. şiddetlendirmek, yoğunlaştırmak; şiddetlenmek, yoğunlaşmak: The storm is intensifying. Fırtına şiddetleniyor. They intensified their search for the lost child. Kayıp çocuğu bulmak için aramalarını yoğunlaştırdılar. yogunlasmak; yogunlastirmak. güçlendir,yoğunlaş. yoğunlaş. f. şiddetlendirmek, yoğunlaştırmak; şiddetlenmek, yoğunlaşmak: The storm is intensifying. Fırtına şiddetleniyor. They intensified their search. yoğunlaş. şiddetlendirmek, yoğunlaştırmak, koyulaştırmak, kuvvetlendirmek, şiddetlenmek, yoğunlaşmak, pekiştirmek |