Türkçe |
1. şapka 2. unvan 3. saksı 4. pruva 5. olgunlaşmak 6. memba 7. manşet 8. lider 9. kişi 10. kapı 11. geçmek 12. fıkra 13. cephe 14. beyin 15. baş olmak 16. baş yer 17. başta olmak 18. başına geçmek 19. düşü 20. düşü yüksekliği 21. büyük manşet 22. su irtifası 23. başkanlığını yapmak 24. başkanı olmak 25. amors 26. başkan 27. akıl 28. baş vermek 29. uç kısım 30. pınar başı 31. konu başlığı 32. kişi başı 33. baştaki 34. baş ile ilgili 35. adam başı 36. kafa. baş. bas, kafa; bas, bas taraf; akil, beyin, kafa; lider, baskan, bas; üst kisim, ön taraf, bas; metal paranin resimli yüzü, tura; su, buhar basinci, basinda olmak, basi çekmek; sorumlu olmak, yönetmek, bas olmak, bir yöne dogru hareket etmek ya da ettirmek; (. kafa,v.başı çek:n.baş. baş. v.başı çek:n.baş. baş. kafa, baş. kafa. Baş, kafa. ana, baş, kafa, akıl, kelle, reis, başkan, şef, lider, müdür, yönetici, tepe, zirve, tura, köpük, kaymak, pınar başı, konu başlığı, konu, uç kısım, kişi, kişi başı, adam başı. başında olmak, başı çekmek, yönetmek, kullanmak, yönlendirmek, gitmek, yönelmek, baş vermek, olgunlaşmak. baş, baş ile ilgili, baştaki. kovan tablası:bir kovan kaidesinin dairevi düz kısmı. kapsül yuvasının yüzünü çerçeveleyen satıh
| English Translation |
1. ana 2. capt 3. kelle 4. nowl 5. uppermost part of the body containing the brain; mind, understanding; leader, person in authority; top; forefront; crisis, climax; devotee, enthusiast (Slang); device in a drive which reads and writes information (Computers). lead, direct; be at the front; go in a certain direction. chief, leading, main, principal. (See skids)
|
|