| 1. İletmek, İleri. iletmek. ileriye doğru. mesajın başka birine de yollanması. ön, öndeki; gelismis, ileri; cüretkar, küstah, simarik,ileri, ileriye, ileriye dogru; daha erken bir tarihe, daha önceye; gündeme,göndermek. v.gönder:adj.ileriye doğru. v.gönder:adj.ileriye doğru. ileri. forvet, ileride yer alan kimse. sevketmek, göndermek, yollamak, yeni adrese yollamak, ilerletmek. ileri, ileriye doğru, ilerideki, ön, öndeki, turfanda, erken gelişmiş, büyümüş de küçülmüş, ilerlemiş, fazla ileriye giden, cüretli, hazır, istekli, vadeli, ileriye yönelik. adöne, ileri, ileriye, ileriye yönelik |
| 2. ileri tarihli işlemler anlamındadır. belli bir kıymetin önceden belirlenmiş bir fiyattan yine önceden belirlenmiş bir tarihte teslim edilmesini öngörür. işlemler, genellikle organize piyasalarda değil, alıcı ve satıcının karşı karşıya gelmesi ile tarafların ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirilir. döviz, menkul kıymet, mal gibi alım-satıma konu araç üzerinden düzenlenebilen bu tür kontratlar fiyat riskini bertaraf etmenin yanısıra spekülatif amaçlara da yönelik olabilir |
| 7. ileride yer alan kimse |