1. bulma. bulma. f. (found) bulmak, keşfetmek. bul. bulmak,bulus, kesif, bulunan sey, bulgu. v.bul:n.buluş. v.bul:n.buluş. f. (found) bulmak, keşfetmek. bulmak. bulma, buluş, keşif, bulgu, bulunan şey. bulmak, keşfetmek, rastlamak, sağlamak, geçindirmek, bakmak, karara varmak
2. bulunan şey
3. buluntu
4. keşedilmek
5. keşfetmek
6. bulgu
7. buluş
8. geçindirmek
9. karara varmak
10. fınd
11. bulma
12. çıkarmak
13. sezmek
14. dağ burnu
15. keşif
16. karar
17. netice
18. erişmek
19. eline geçmek
20. rast gelmek
21. rastlamak
22. sağlamak
23. sonuç
24. bulmak
25. bul
26. bakmak
27. ulaşmak
28. arayıp bulmak
29. aramak
30. anlamak
31. bul buluş
İngilizce
1. something worthwhile which has been attained; discovery; procedure used to locate files in a computer system. come upon unexpectedly, encounter; discover after much searching or hard work; decide, rule, determine (law); supply. findfind , v. t. [imp. & p. p. found ; p. pr. & vb. n. finding.] [as. findan; akin to d. vinden, os. & ohg. findan, g. finden, dan. finde, icel. & sw. finna, goth. fin an; and perh. to l. petere to seek, gr. to fall, skr. pat to fall, fly, e. petition.]