Türkçe Türkçe
1.  delil, ispat; tanıklık. i. kanıt, delil. f. göstermek, açığa vurmak. kanit, delil; taniklik, ifade. delil,kanıt. delil. i. kanıt, delil. f. göstermek, açığa vurmak. delil. delil. kanıt. şahit, ifade, tanık, delil, kanıt, ispat, bulgu, tanıklık, şahitlik, açıklık, belirginlik, göze çarpma, belirti, iz. belirtmek, açıklamak, göstermek, kanıtlamak, ispatlamak. delil, ispat
2.  belirginlik
3.  bulgu
4.  kanıt
5.  delil
6.  ispat
7.  göze çarpma
8.  ifade
9.  belirti
10.  belirtmek
11.  belgit
12.  beyyine
13.  vuzuh
14.  kanıtlamak
15.  iz
16.  ispatlamak
17.  ispat etmek
18.  burhan
19.  tanıklık
20.  tanık
21.  tanıt
22.  belirmek
23.  belgelemek
24.  aydınlık
25.  apaçıklık
26.  açıklık
27.  açıklamak
28.  açığa vurmak
29.  şahitlik
30.  şahit
31.  şahadet
İngilizce İngilizce
1.  proof, something which proves or disproves. offer proof, prove, show to be true. evidenceevi*dence , n. [f. évidence, l. evidentia. see: evident.]
İngilizce Benzer Kelimeler
* a scrap of evidence
* acceptability of evidence
* adduced evidence
* admissible evidence
* adverse evidence
* auricular evidence
* be in evidence
* be much in evidence
* best evidence
* best evidence rule
* bill of evidence
* call smb. in evidence
* cancelled due to lack of evidence
* character evidence
* circumstances, circumstantial evidence




En Son Bakılan Kelimeler
* - evidence - ceroxylon andicola - kongre nedir - ray - do ı know u - armed forces institute of pathology - track - eddy loss - btu - bin yıl - zorba hükümdar - çocuk sağlığı ve hastalıkları neonatoloji anabilim dalı - giga bayt - rafadan - staples

Türkiye'de saat : Sunday, 05 July 2009 15:07:14