5. denizaltılarda trim, tahliye ve yardımcı tahliye sistemi
6. dışa akma
7. dışa boşalma
8. mali yük
9. pis su borusu
10. pissu borusu
11. suyu çekilmek
12. suyunu çekmek
13. yarayı temizlemek
14. kanalizasyon
15. lağım
16. pansuman yapmak
17. suyunu çekme
18. suyu atmak
19. sıvı boşaltmek
20. sıvı tahliyesi
21. bataklığı kurutmak
22. suyu süzülmek
23. sıvıyo boşaltmak
24. tefcir etmek
25. yarasını temizlemek
26. boşaltma borusu
27. gider
28. güçsüzleştirmek
29. hendek
30. içip bitirmek
31. keriz
32. kurumak
33. masraf
34. su yolu
35. suyunu akıtma
36. akaç
37. kanal
38. akıtaç
39. akıt
40. drenaj yapmak
41. güçten düşürmek
42. drene etmek
43. kurutmak
44. oluk
45. mecra
46. dren
47. güçsüzleşmek
48. tahrik makarası
49. dikmek
50. suyolu
51. sızmak
52. süzgeçten geçirmek
53. tahliye etmek
54. tahliye etme
55. boşalt
56. boşaltma
57. boşaltmak
58. suyunu boşaltmak
59. boru
60. bitirmek
61. tüketmek
62. tükenmek
63. zaafa uğratmak
64. atık
65. ark
66. suyunu akıtmak
67. akak
68. akaçlamak
69. yük
İngilizce
1. channel, duct; emptying of liquid; hole in sink or bathtub used for emptying water; (British) sewer pipe. draw out (liquid); flow out (liquid); empty slowly; be emptied slowly; slowly take away, exhaust; be exhausted. to wear out; to exhaust; to annoy: That girl had totally drained me; I wish she'd leave . draindrain, v