Wednesday, March 17, 2010



 

  ç ı ğ ö ş ü  

Türkçe Türkçe
1.  ayirimci, fark gözeten. ayrımcı, fark gözeten, ayrım yapan, ayrıcalık yapan, ayırt edebilen
2.  ayrıcalık yapan
3.  ayrım yapan
4.  ayırt edebilen
5.  fark gözeten
6.  ayırımcı
7.  ayrımcı
İngilizce İngilizce
1.  biased, one-sided; discerning, distinguishing. discriminatorydis*crimi*na*to*ry , a. discriminative
İngilizce İngilizce Benzer Kelimeler
discriminatory allocation
discriminatory analysis
discriminatory pricing
discriminatory provision
discriminatory restrictions
Başkaları ne arıyor? Başkaları ne arıyor?
strictly
discriminatory
hedgingly
diadems
boew tie
hematocrit
bahri hey'et
damper pedal
işitme arazı
edebiyatta