Türkçe |
1. yaygın, dağılmış, saçılmış. dağıl. yayilmis, daginik; gereksiz laflarla dolu,yaymak, dagitmak; yayilmak. dağıl,v.yay:adj.dağınık. yayılmak, dağılmak. dağıl. dağıl. yaymak, dağıtmak, dağılmak, yayılmak; dökmek; karıştırmak; nüfuz etmek. dağınık, dağılmış, yaygın; ayrıntılı, gereksiz ayrıntılı 2. gereksiz ayrıntılı 3. yayınık 4. yayılmak 5. ayrıntılı 6. dağınık 7. nüfuz etmek 8. difüz 9. yayınmak 10. pek tafsilatlı 11. dağılım 12. dağılmış 13. difuzyana uğramak 14. dağıl 15. geniş 16. mufassal 17. karıştırmak 18. neşretmek 19. difüze 20. dağıtmak 21. dağılma 22. dağılmak 23. yayılmış 24. yaygın 25. yayılma 26. yaymak
| English Translation |
1. pour out; spread out; scatter. wordy and disorganized, rambling; dispersed, spread out over a wide area; spreading widely. diffusedif*fuse , v. t. [imp. & p. p. diffused ; p. pr. & vb. n. diffusing.] [l. diffusus, p. p. of diffundere to pour out, to diffuse; dif- = dis- + fundere to pour. see: fuse to melt.] to pour out and cause to spread, as a fluid; to cause to flow on all sides; to send out, or extend, in all directions; to spread; to circulate; to disseminate; to scatter; as to diffuse information. thence diffuse his good to worlds and ages infinite. we find this knowledge diffused among all civilized nations
|
|