Türkçe |
1. boy 2. gevşek yığın 3. şişmek 4. şişirmek 5. cüsse 6. hacim 7. yığın 8. çoğunluk 9. ekseriyet 10. yük 11. eşya 12. kütle 13. önemli olmak 14. ambalajsiz 15. anaçoğunluk 16. hacım 17. esas kısmı 18. torbalanmamış 19. yığık 20. dolu parka 21. genişlemek 22. kitle 23. yığınsal 24. büyümek 25. büyütmek 26. kargo 27. oylum 28. büyük kısım 29. miktar 30. kütle halinde 31. büyüklük 32. kabarma 33. toplam 34. toplu 35. toptan 36. ambalajsız 37. kuru yük
| English Translation |
1. volume, mass; main part, most. inflate, cause to swell; play a considerable role. relating to or designed for the mass of people, large-scale, widespread, popular. bulkbulk , v. i. [imp. & p. p. bulked ; p. pr. & vb. n. bulking.] to appear or seem to be, as to bulk or extent; to swell. the fame of warburton possibly bulked larger for the moment.bulk bulk (bŭlk), n. [oe. bulke, bolke, heap; cf. dan. bulk lump, clod, osw. bolk crowd, mass, icel. b lkast to be bulky. cf. boll, n., bile a boil, bulge, n.] 2. the body
|
|