Türkçe |
1. araya girmek, bozmak; iflas ettirmek; devreyi bozmak, elek; bitirmek, sona erdirmek; riayet etmemek, ihlal etmek, uymamak bir yerini kırmak, yaralamak; firar etmek, bozdurmak kaçmak; parçalamak, f kırmak; içine girmek, nüfuz etmek; solo bölüm, çiğnemek 2. arızalı 3. beli bükük 4. çiğnenmiş 5. aksamalı 6. parçalanmış 7. engebeli 8. yıkılmış 9. kır kırık 10. eksik 11. haleldar 12. kesik 13. kırık 14. kırılmış 15. bozulmuş 16. bozuk 17. taşlı 18. yarık
| English Translation |
1. smashed into pieces, crushed, no longer in working order. brokenbroken (brōk'n), a. [from break, v. t.] 2. flawy 3. nonoperative 4. fragmental
|
|