Friday, March 19, 2010



 

  ç ı ğ ö ş ü  

Türkçe Türkçe
1.  bitirmek
2.  parçalamak, üzmek, ayrılmak, bitmek, bozulmak (nişan), tatile girmek, eğlendirmek, ufalamak, parçalanmak
3.  parçalanmak
4.  tatile girmek
5.  ufalamak
6.  eğlendirmek
7.  ayrılmak
8.  dağılıp parçalanmak
9.  sonu gelmek
10.  kavgayı ayırmak
11.  ayırmak
12.  ilişkiyi bitirmek
13.  bozuşmak
14.  yolları ayrılmak
15.  dağılmak
16.  bitkin düşmek
17.  bitmek
18.  bozulma
19.  dağıtmak
20.  ilişkiyi kesmek
21.  kırmak
22.  kısılma
23.  mahvetmek
24.  parçalamak
25.  parçalanma
26.  sona ermek
27.  tatil olmak
28.  dağılma
29.  tükenmek
30.  ayrılma
31.  yok etmek
32.  üzmek
İngilizce İngilizce
1.  end a romantic or friendly relationship; disassemble, take apart. not date anymore, not be lovers anymore lan and chan broke up last night. they had a bad quarrel
İngilizce İngilizce Benzer Kelimeler
break
break (to)
break a code
break a contract
break a habit
break a law
break a leg
break a leg!
break a pledge
break a promise
Başkaları ne arıyor? Başkaları ne arıyor?
break up
pee tong
found
duplicate
launch
analitical thinking
absorbe etme kapasitesi
konak
back office
soyunma odalar